Tohum bir okul fikrinden çıkmadı
Tohum, masada doğmadı. Bir ihtiyacın içinde filizlendi.
Çocuğunu sabah okula bırakırken içine kuşku düşen anne babaların ihtiyacından. "Acaba çok mu erken?", "Acaba o oyun oynarken diğerleri çoktan harf mi öğreniyor?" sorularıyla geçen sabahların ihtiyacından.
Bir çocuğun, hazır olmadan başlatılmadığı; karşılaştırılmadığı; hızı için özür dilemek zorunda kalmadığı bir yer ihtiyacından çıktı.
Yön vermek yerine alan açmak
Bir çocuk halıya oturup uzun uzun bir böceği izliyorsa, biz onu çağırmayız. Bir çocuk grubun içine girmek istemiyorsa, sırtını sıvazlayıp itmeyiz.
Çünkü çocuğun katılmaması bir eksiklik değildir; bir cevaptır. O cevabı duyabilmek için yavaşlamayı, beklemeyi, dinlemeyi seçtik.
Denemek istediğindeyse yanında oluruz. Düştüğünde kaldıran değil, kalkmasını izleyen biri olarak.
Toprakla oynayan bir çocuk kirlenmez — deneyimler. Sessiz kalan bir çocuk geri kalmaz — hazırlanır.
✿
Her çocuk aynı yerden başlamaz
Bir tohum toprağa düştüğünde önce sessizdir. Görünmez. Aşağıda neler olduğunu bilmeyen biri için orada hiçbir şey olmuyormuş gibi görünür. Oysa kök salıyordur.
Çocuk da öyle. Bir kelimeyi söylemeden önce uzun süre dinler. Bir adımı atmadan önce yüzlerce kez gözler. Görünür ilerlemeden önce görünmez bir hazırlık vardır ve biz bu hazırlığa saygı duyarız.
Doğru ortamda, doğru zamanı tanıyan bir bakışın altında, hepsi ilerler. Bizim işimiz acele ettirmek değil; o zamanı korumaktır.
Toprak, oyun, ritim
Tohum'da öğrenme masa başında başlamaz. Bahçede başlar, kovaların içinde devam eder, bir yaprağın damarına dokunan parmakta derinleşir.
Çamur sadece çamur değildir; bir çocuğun kendi gücünü tanıdığı ilk maddedir. Su, bir kâseden diğerine boşaltılırken yalnızca su değil, "ben yapabilirim" duygusudur.
Bu yüzden burada kirlenmek bir kusur değil, bir kanıttır. Çocuk dünyaya değdi demektir.
Önde değil, yanında
Bizim öğretmenlerimiz çocukların önünde yürüyen birer rehber değildir. Yanında yürüyen, çoğu zaman bir adım geride duran, çocuğun kendi yolunu bulmasına alan bırakan kişilerdir.
Bir çocuğun ne yapması gerektiğini söylemek yerine, neye ihtiyacı olduğunu fark etmeyi seçeriz. Çünkü gelişim, dışarıdan verilen bir komutla değil; doğru koşullar oluştuğunda kendiliğinden gerçekleşir.
Burada büyüyen, köklenir
Çocuk bir hedef değildir. Bir gün ulaşılması gereken bir nokta da değildir. O, şu an bir bütündür. Ve bizim işimiz, onu geleceğe yetiştirmek değil; içinde bulunduğu bu ana yeterince kök salmasına yardım etmektir.
Çünkü köklenmeden büyüyen hiçbir şey kalıcı değildir.
Tohum Anaokulu
Düşünce Defteri
Özlüce · Nilüfer · Bursa